Özlem...
bir bıçak gibi oturdu böÄŸrüne sevdamın.. ÅŸarkılara sığınmakla teselli buluyor yüreÄŸim... bir nebze olsun hatıralara sarılıyorum.. yoksa sevgilim, bu dayanılası deÄŸil..
Hepsi bir masalmış dedin ya... iÅŸte o an.. dünyamı tersine çevirdin, gönül defterimi dürüp zalimce elime verdin... boÅŸ duvarların arasında sıkıştım o an.. öyle yetim, öyle öksüz baktım ki boÅŸluÄŸa..
Bu muydu?
her sabah gözlerimde çiçeklenen sevdan bu muydu?.. her gitmek isteyiÅŸimde dur diyen sesin artık yok.. "gidemezsin, beni yarım bırakamazsın" diyen sen, bir rüyayı gerçeÄŸe dönüÅŸtürmeye "en layık" olan sen.. masaldı öyle mi...
Hadi, diyelim bu bir rüyaydı... herÅŸey masaldı.. biz hiç "olamadık"... peki.. söyle sevgili.. mıh gibi beynime çakılan o anlar, göÄŸsümde her an artan bu sızı ve hala inadına kurumayan bu gözler.. bunlar da mı yalan?..
Özlemin her geçen gün içimi sızım sızım tüketiyor.. azalıyor birÅŸeyler biliyorum.. hani,çoÄŸalan deÄŸil "artan bir sevda"ydı ya istediÄŸimiz.. ben sözümde durdum... artarak yaşıyorum, yaÅŸatıyorum... AÅŸk derdiyle hoÅŸem... artık gelme sevgili... dokunma!..
DokunduÄŸun yaprakları kuruttun... gözyaÅŸları yetmiyor tekrar yeÅŸertmeye.. varsın olsun... pervane misali ateÅŸe yaklaÅŸtıkça aÅŸk acısıyla sarhoÅŸ oldum.. beni yakan ateÅŸ deÄŸil sevgili... pervaneyi ateÅŸe attıran ateÅŸin kendisi deÄŸil di...
"AÅŸk" bu derde gönüllü düÅŸmekti... |