Özlem... bir bıçak gibi oturdu böğrüne sevdamın.. şarkılara sığınmakla teselli buluyor yüreğim... bir nebze olsun hatıralara sarılıyorum.. yoksa sevgilim, bu dayanılası değil.. Hepsi bir...
Aşk bu değildi... yanmak derken ne anladın sen gözüm?.. ben hangi rüzgara çevirmiştim yönümü, sen neredeydin... Sevemediysem seni...seni yüreğime basamadıysam suçlu muyum... kabullenemediysem... Sen şimdi...
Acının vergisini verdik, gülün haracını ödedik Hüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra.
Açılır gözler, açılır yürek... sevda karşımızdadır... gülümser hazin bir ifadeyle... kısık gözlerle bakarız, tanırız onu... daha izleri geçmemiştir... çok olmamıştır daha... terk-i diyar ettiğimiz...
Hayat her defasında yeni bir cümle daha ekledi artan yılların yanına... o cümleler ki yaşamışlığın izlerini taşır her hecesinde... ne yaşadıysam hepsinde aynı sonucu...
Durulmak istiyorum... ve çok iyi biliyorum ki, durulmak için önce "yorulmak" , sonra "yığılmak" , ardından " doğrulmak" lazım... işte o vakit durulurum... ...Humakuşu...
Uzun bir sessizlik ve sonrasında yine buradayım... kalemimle çok canlar yaktım belki... "ben diyenlerin yalancısıyım"... aslında bu kalem en çok içimi acıttı... her ne ise......
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.Aşk...
Acının miladıyla başlayan bir hikayedir bu yaşayıp gelmişiz ormanlar bir yanarak her dönemeçte uğultulu uçurumlar her şafakta uzun uzun kurt ulumaları Ey masalcı otur şu...
""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter” sözününbir kamyon yüküanlam taşıdığı günlerdiKaldırımlar toz ve kağıt topaklarıAnkara’nınAnkara’nın sonbahar yapraklarıayvalar sarıhüzünler olgunyaz yorgunu gövdeler serili betonlardaBen yanımda...